I
bir karanlık ki Gaziantep’ten daha eski
bir taşın altında kalmış gibi Kilisli Arslan
sessizliği büyütüyor duvar diplerinde
sanki her bakışı bir mermi
sanki bir siper her nefesi
II
ve Şahin Bey’in oğlu Hayri Bey
mini mini ellerinde babasının gölgesi
bir kahramanlık ki boyundan büyük
sabah olur kalkar dağlara vurur
ayak izlerini küçücük
toprak onu bir türküyle uyutur
bir şehit türküsüyle uyandırır
III
bir top mermisi düşer zamana
bir baba ve birader gider
bir Mehmed Ali kalır
yol ağasının oğlu değil artık
yolun ta kendisi
ateşten bir mektup gibi taşır haberi
sabaha
IV
Düyun-ı Umumiye Tahsildarı’nın oğlu İsmail
bir gece yarısı muhasarayı yarar
mektup derindedir cebinde değil
bir yürektedir taşınan
Kılıç Ali’yle Arslan Bey’in nefesi sırtında
bir at ki rüyadan hızlı
bir nal sesi ölümden sivri
V
Adana cephelerine varırlar mı? Varmazlar mı?
Fransız kurşunu bir kuş olup çıkar gecenin gözüne
İsmail düşer atından
bir mektup kanar Antep’e doğru
Amerika Hastanesi’nde beyaz bir yatak
bir şehit düşer ki deftere yazılmaz
10 Ekim 1920
saat: şafak
VI
şimdi bir fotoğraf var elden ele dolaşan
Tıp Fakültesi’nde bir talebe Hüseyin İbrahim
Trabzon’dan bir yüz
Cemiyet’ten bir ses
Arslan Bey verir bu hatırayı
bir Gaziantep harbi sığar mı kareye?
sığmaz
bir milletin yüzü sığar
sığar da
arkasına yazılır bu destan
27 Kasım 1923
Üsküdar Jandarma Kumandanı
Yüzbaşı
Arslan
VII
işte böyle kalsın
bir fotoğrafın arkasında
bir not gibi
bir şiir gibi
bir çocuğun belleğinde
bir fidan gibi
büyüsün
büyüsün de
olsun vatan.
1- Gaziantep Müdafii Kilisli Arslan Bey
2- Gaziantep harbinde şehit olan kahraman Şahin Bey’in oğlu kahraman mini mini Hayri Bey
3-Bir top mermisiyle pederi ve biraderi rütbe-i şehadeti ihraz eden Antep’in yol ağasının oğlu fedai Mehmed Ali Efendi
4- Gaziantep harbinin bidayetinden nihayetine kadar bilfiil birçok harplere iştirak ile Fransız Kaymakamı Norman fırkasının Antep’i muhasara ettiği günlerde Kılıç Ali Bey ile Arslan Bey meyanında muhasarayı yararak muhaberelerini temin eden Gaziantep’in Düyun-ı Umumiye Tahsildarı Ali Efendi’nin oğlu kahraman-ı vatan İsmail ki 10/8/36 (10 Ekim 1920) tarihinde Gaziantep’i muhasara eden düşmandan hariçte bulunan Adana cepheler kumandanı Selahaddin Bey’i vakadan haberdar etmek üzere silah arkadaşı Mehmed Gazi ile mektup getirmektelerken Fransızlar tarafından cerh edilerek aldığı yaradan müteessiren Antep’in Amerika Hastanesi’nde rütbe-i şehadeti ihraz etmiştir.
Gaziantep harp hatırası olmak üzere işbu fotoğrafımı Tıp Fakültesi talebesinden ve Talebe Cemiyeti Reis-i muhteremi kardeşim Trabzonlu Hüseyin İbrahim Beyefendi’ye yadigâren takdim eylerim.
27/9/39 (27 Kasım 1923)
Üsküdar Jandarma Merkez Bölüğü Kumandanı ve Gaziantep Müdafii
Yüzbaşı Arslan
*Görsel IRCICA Fahreddin (Türkkan) Paşa koleksiyonundan alınmış ve tarafımdan renklendirilmiştir.
Etiketler:
#şiir












Cevapla
Want to join the discussion?Feel free to contribute!