İlk defa soruyorum gölgemi vestiyere bırakırken,
Acaba durmanın da bir hızı var mıdır, kanırtan ve ağır?
Hız sarhoşluğu, o bitmek bilmez adımlar…
Belki de sırf kaderime yakalanmamak için,
Hareket adlı o afili mazerete sığındığımdır.

Ben eyleme döküldükçe var oluyorum sanırdım,
Masa da masaymış demezden evvel,
Kendimi plazalardan, ekranlardan, asfalttan aşağıya dökmeden.
Aksiyon; ne kusursuz bir kalkanmış şu telaş çağında!
İnsan kendi içindeki uçuruma uyanmamak için,
Ayaküstü hep ileriye kaçarken…

Şimdi bakıyorum da paslanmaz çelikten duraklara,
Bekleyenler çoktan geçmiş koşanları.
Bir çayın demini, bir kentin gürültüsünü üstüne giyenler…
Çünkü en hızlı koşan, aslında en çok korkandır kendinden,
Ve bazen, zamanın kalbinde öylece, kıpırtısız duranlar,
Bütün mesafeleri yırtar geçer, hiç kalkmadan yerinden.

Τα εις εαυτόν

Yarım Kalan Projelerin Unutulmaz Organizatörü

Farklı İşler!

Profil 1

Nuri Bay

Profil 2

Nuri Sel*

Profil 3

Ferit Nakıs

Profil 4

Ömer Lütfi Ünbil

Profil 5

Nuri Bay v4.0

Kategoriler

Son yorumlar

Üst veri

Etiketler

Etiketler:

#şiir

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.