– Olcay’a

Gözleri baharda yeşeren kırlar gibi,
ama kimse bilmezdi hangi baharın
hangi yağmurun ardından yeşerdiğini.
Bir taşın altında unutulmuş bir ot gibi,
bazen bir köşe başında ansızın açardı.

Hatıralar, toprağın dilinden su çekerdi—
her damla, bir mevsimin ağırlığıyla şişerdi.
Kırık aynalardan sızan gökyüzü,
avuçlarında mavi bir çatlağa dönüşürdü.
Kuşlar, cam kırıklarıyla beslenirdi sessizce.

İki kelime arasına gerilmiş rüzgâr,
bir köprüydü sallantılı; üstünde gece yarıları,
şehrin damarlarında dolaşan sözcükler
birbirine değdikçe, saatlerin dişlileri
paslanırdı sesinin ağırlığından.

Gölgeler, duvar saatlerinin akreplerini kemirirken,
zaman bir çınar gibi kök salardı boşlukta.
Radyo dalgalarına takılıp kalan fısıltılar,
sokak lambalarının solgun ışığında
bir anıyı sulamak için beklerdi.

Her sessizlik, bir saatin sarkacıydı
ve sen, dilinin ucunda biriken kırılganlıklarla
şehri yeniden kurardın—
bulvarlar, yüreğinin ritmiyle çatallanıp
geceyi ince bir mendile sarardı.

Şimdi tüm duraklamalar birleşir,
sağanak altında ıslanan saatler
senin dilinde çözülür…
Ve zaman, içindeki çatlağa kök salar,
yeni bir bahara uyanmak için.

Kırmızı topraklı yolları yürürdü,
ayak izleri bir daha geri dönmezdi.
Bunu en çok kuşlar bilirdi,
ve bir de, dallarına asılı kalmış gölgeler.

İkinci katta bir pencere açılırdı sabaha,
çiçekli perdeler öksürürdü nisanı,
gökyüzü camın eşiğinde beklerdi.
Ama ne zaman içeri girse,
biraz eksik, biraz uzaktı.

Kelimeleri, yağmur öncesi toprak gibi kokardı,
ama herkes onun
hep yağmurdan sonra konuştuğunu sanırdı.
Oysa bir kere konuşunca,
şehirdeki bütün çeşmeler
aynı anda susardı.

Ve bazen,
bir park bankında unutulmuş bir şemsiye gibi,
ve bazen,
hiç açılmamış bir mektup gibi,
ve bazen,
birisi fark edene kadar sessizdi.

Ama gözleri,
hep baharda yeşeren kırlar gibiydi.
Hangi mevsim gelse,
hangi yağmur yağsa,
hangi şehir değişse,
içinde hep biraz bahar saklıydı,
ve kimse bilmezdi
o ilk rüzgârın şimdi nerede uyuduğunu –
belki de kök salmıştı teninde,
sessizce
Ve her savruluşta
yeniden filizleniyordu
gözbebeklerinde

Τα εις εαυτόν

Yarım Kalan Projelerin Unutulmaz Organizatörü

Farklı İşler!

Profil 1

Nuri Bay

Profil 2

Nuri Sel*

Profil 3

Ferit Nakıs

Profil 4

Ömer Lütfi Ünbil

Profil 5

Nuri Bay v4.0

Kategoriler

Son yorumlar

Üst veri

Etiketler

Etiketler:

#survivorshipbias #backtest #algo #algoritmiktrade #optimizasyon

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.